Cinsiyet kavramı, kadın ve erkek bireyler arasında doğuştan gelen ve değiştirilmesi mümkün olmayan biyolojik farklılıkları ifade ederken, toplumsal cinsiyet kavramı kadın ya da erkek olmaya toplumun ve kültürün yüklediği anlamı, rolleri, görevleri ve beklentileri ifade etmektedir. Biyolojik olmayan toplumsal cinsiyet rolleri sosyalleşme sürecinde öğrenilmekte ve toplumsal cinsiyet rolleriyle ilgili kalıp yargılar cinsiyetler arası eşitsizlikler yarattığı için kadın ve erkeklerin yaşamlarını çeşitli boyutlarda olumsuz etkilemektedir. Toplumsal cinsiyet kapsamında yapılan çalışmalar da toplumsal cinsiyete ilişkin kalıpların özellikle kadını olumsuz yönde etkilediğini, kadının ikincil konumunu pekiştirdiğini ve cinsiyete dayalı ayrımcılığı yeniden ürettiğinin altını çizmektedir. Özellikle kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en önemli göstergesi olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi kadına yönelik şiddetle mücadelede en önemli adım olarak görülmektedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği Avrupa Birliği'nin temel bir değeri ve BM'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden (SKH'ler) biri olarak ifade edilmektedir. Yozgat Bozok Üniversitesi de vizyon ve misyonuyla girişimci ve yenilikçi, ülkesine ve insanlığa değer katmada evrensel boyutta değişimleri öngören ve hayata geçiren eğitim anlayışı ile bilimsel araştırma ve geliştirme süreçlerinde ve kurum kültüründe cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına önem vermektedir. Yozgat Bozok Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve diğer birimler tarafından toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.

2025 Raporu | SKA-5 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

2024 Raporu | SKA-5 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği